5 Ekim 2016 Çarşamba

gün yeni bir gün

Bugün yeni bir gündü... Dünden farklı.

Dün mü? Dün sanırım son ağlayışımdı. Sabah bambaşka bir kafayla uyanacağımı hiç tahmin etmezdim doğrusu. Ama şimdi daha iyiyim.

Emin miyim? Değilim. Ama şunu fark ettim: Sanırım sonunda hayatına yeni biri girdi veya girmedi... Ama girmiş kadar ağladım dün gece. Belki tamamen kafamda kurdum, belki de gerçekten hayatında artık birisi var bilmiyorum. Ama bu "kabul" sürecini tamamlamamda büyük bir adım oldu.

Çok ağladım. Gecenin bir yarısı hıçkırarak ağladım hem de. Bu ilk değildi tabii. Ama galiba sonuncusuydu.

Sabah uyandığımda biraz üzerine düşündüm... Çok değil kısa bir düşünce geçti aklımdan.

Ne istiyorsun Can? Ne istiyorsun? Onun yalnız başına bir ömür mutsuz olmasını mı?

Sen demiyor muydun? "izin ver mutlu olsun, izin ver yaşasın!" işte belli ki artık mutlu, veya bir fırsatını yakaladı. Neden kendi mutsuzluğunu ona da iteleyesin ki? O artık mutlu. Bundan daha iyi ne olabilir ki?☺

Dün, artık bir başkasının benim yerimde olacağını düşünüp ağlamama rağmen, bu sabah bu düşünce beni mutlu etti. Hatta ardından sabah buluşup dertleştiğim kankamla da bu konuda konuşurken, "artık onu kollayacak bir başkası var ona kol kanat gerebilecek, onu sevecek" dedim. ☺ Dilerim o da sonunda aşkı bulmuştur. Her şeye rağmen yaşadığım şeyleri "iğrenç" olarak tanımlasam dahi, artık kendimi rahat bırakmam gerekiyor, içimde bir kin yok... Zaten hiçbir zaman olamadı... Sadece büyük bir delik, hepsi bu.

Şimdi de bu deliği yok ediyorum sanırım. Hem kendimi bırakıyorum, hem de onu...

Herkes iyi olsun...